samedi 19 avril 2014

Migration.. 50.Years...50.yil..


BASIN DUYURUSU !


50. YILA LOGO HIRSIZLIĞI GÖLGESİ
14 Nisan Pazartesi günü göçün  50. Yılı kutlamaları çercevesinde Saint Josse Belediye Başkanı Emir Kır’ın eşgüdümünde 50. Yıl Platformu çatısı altında biraraya gelen  Belçika Diyanet Vakfı, Belçika İslam Federasyonu, Fedactio, Belçika Türk Dernekler Birliği  ve Belçika Atatürkçü Düşünce Derneği, görkemli bir anma gecesi düzenleyerek 50. Yıla katkıda bulunanları plaketle onurlandırdı.  
“Logomu değiştirerek kullandılar”
Belçika’ya Türk göçünün 40. Yılı nedeniyle çizdiğim ve 2004 yılında 40. Yıl kutlama etkinliklerinde kullanılan logonun 10 yıl sonra bilgim ve onayım dışında logo üzerindeki “4” rakamı “5”e çevrilerek 50. Yıl Platformu tarafından  bu kutlamada tekrar kullanıldığını üzülerek fark ettim. Bir e-mail ile  tepkimi Platformun koordinatörü Sayın Çoşkun Beyazgül'e bildirdim. Aldığım yanıtta " İsmail bey logo ile alakali bizim hiçbir tasarrufumuz olmadı. Size ait olduğunu bile şimdi öğrendim. Logoyu Rıfat bey getirdi, biz de o şekli ile kabul ettik. Bence siz bu mesaji Rıfat beye iletirseniz daha isabetli olur. " deniyor ve Belçika Türk Dernekler Birliği  Başkanı Rıfat Can ile iletişime geçmem isteniyordu. Sayın Can’a konuyu aktardığımda aldığım yanıt neredeyse beni suçlu düşürecek nitelikteydi. Bir sanatçının yapıtı para karşılığı satılmış olsa bile bilgisi ve onayı olmadan hiçbir şekilde değiştirilemez ve kullanılamaz. Parasıyla satın aldığınız Picasso tablosunda kafanıza göre değişiklik yapamaz, Rubens resminde fırça oynatamazsınız. Semih Balcıoğlu ya da Oğuz Aral çizgisine müdahale edemezsiniz.



(Logonun 40. Yılda kullanılan original çizimim ve 50. Yılda kullanılan değişiklik yapılan halini bilginize sunuyorum.)

“İzin istemedikleri gibi bir de saldırgan dil kullanıyorlar”
50 yıl boyunca emeği geçenlere plaket verilmek amacıyla düzenlenen bu geceye “sanatçının emeğine saygısızlık yapılarak” gölge düşürülmüştür. Halbuki ilgili kişiler “logoyu 40’ı 50 yaparak tekrar kullanmak istediklerini” bildirselerdi, seve seve izin verirdim. Ancak oldu bitti yapıp “Ben yaptım oldu” zihniyetiyle hak-hukuk tanımazlık yapmak kabul edilemez. Yapılan hata kabul edilip düzeltilmesi yolunu gitmek yerine “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali hakkımı aradığım ve durumu sorguladığım için ben suçlanıyorum. Sağduyulu kamuoyunun “Hırsızın hiç mi suçu yok?” diye soracağından eminim.
“Rıfat Can özür dilemeli”
Bu duruma yolaçan Belçika Türk Dernekler Birliği  Başkanı sayın Rıfat Can’ı logonun çizeri olarak haksızlığa maruz kalan benden ve bilgilendirilmedikleri için bu usulsüzlüğe alet edilen sayın Emir Kır’dan ve Platformda adı geçen diğer sivil toplum örgütlerinden özür dilemeye çağırıyorum.
50. Yıl kutlamalarında tozpembe nutuklar çeken ve 20 yıldır topluma hizmet vermekle övünen sivil toplum temsilcilerinin Belçika’da geçen 50 yıl boyunca emeğe ve sanata saygıyı hala öğrenememiş olmaları üzücüdür.  50. Yıl vesilesi ile de olsa sanata ve emeğe saygının hatırlanacağını ve gerekenin yapılacağını düşünüyorum. Kamuoyuna saygıyla duyururum.
İsmail Doğan - Karikatürist

kopyala yapistir sanat...!


vendredi 18 avril 2014

çizgilerime dokunma !.

çizgiler , çocuksu duygular tasir...
.çalinmaz, ..tecavüz edilmez ..!..
Her bir çizgim benim çocugumdur..


Bok bile çiz sen , mürekkebin kokusuna bile konarlar...!

YINE SANATA ve SANATCIYA YAPILAN HAKSIZLIK , SAYGISIZLIK !..



Belçika'ya göçün 50.yil anma programinda su arkadaki anma programin logosunu ben çizmistim !..
Bana 10 sene evvel elçilikten 40.yil için istenilen bir logo çalismasiydi..
4 kaldirilip 5 ekleniyor hop logo degisiveriyor birden..simdi hatirladim..
Eger aksini iddia eden varsa yapsin yorumunu bekliyorum !..
Siyasetçisinden , plaketle ödüllendirilenlere kadar sahne dekorundan tut kürsüye kadar benim logo önünde verilen pozlar...ama bu logoyu hazirlayan sanatçiyi da görmezden gelirler..
Sizin plaketinize ihtiyacim yoktur benim bunu bilin !..
ama birazcik emege saygi beklerdim...

Geregini yapacagimdan süpheniz olmasin !



mardi 15 avril 2014

World Art Day...


samedi 12 avril 2014

Binfikir gazetesi Mart 2014 " Platforum " sayfasi...


Siyaset mi dediniz ?..

80'li yillardi….Türkiye'de Askeri fasist darbenin ilk dönemleri..
Belçika'da isçi dernekleri etrafinda örgütlenmis militanlar olarak
Bir avuç devrimciydik o zamanlar !..

Bir avuçtuk ama ses veriyorduk !..
Yürüyüs ve eylemlerde en önde, Belçika'li ve diger yabanci dostlarimiza Türkiye'deki bu diktatörlügü anlatir bilgilendirirdik..
O boyumla, Avrupa Parlamentosuna kadar girer siyasetçilerle görusur durumu anlatirdik..
Bunun yaninda da buradaki haklarimizin da, pesindeydik
Irkçiligin yogun yasandigi o dönemlerde ..
Yabancilarin seçme seçilme hakki için sendikal örgütlenmelerde
Bedelli Askerlik, pasaport harçliklarinin indirilmesi vb..eylemlerde hep biz vardik..
Belçika’li ve diger milletlerle, dayanisma ile yakin iliskiler içinde geçen onurlu mücadele yillariydi..
O zaman Türklerin, isçilerin haklari için mücadele eden derneklerin üyelerin çogu SOL ‘cu kesimden gelen, sürgün edilmis, iltica etmis aydin gazeteci yazar, isçi vb..gibi yurtseverler kisilerdi
*****
2014 lere geldik...
Ben siyasetimi artik sanatimla, karikatürle yönlendiriyorum..
Isçi derneklerinin yerini simdi artik, baska amaç güden(kendi) dernekleri aldi ..
cemiyetler,örgütler, partiler kuruldu her renkten her dilden, her dinden …
Yabancilara , seçme ve seçilme haklari verildi..
Belçika'li olan oldu..
yabancilar parti listelerine eklendi ve oy avciligina çikildi..
Zamaninda yabancilari göndermek için elinden geleni yapan partiler simdi ise
Aday listelerinde Jean, Michel, Louis , Charles yaninda artik onlarin da bir, Mustafa, Ali Veli’leri,Emir, Sait’leri var.
Hristiyan « Hümanist « olan CdH , Joölle’in, yanina basörtülü « müslüman hümanist » Mahinur ,(Fas)hi fihri gibileri eklediler seçim listelerine..
Her partiden bir kaç adayimiz var ya artik….
Hatta irkçi partilerde bile Türk adaylarimiz türedi..
sloganlari… « Yabancilar disari !..
…….
Göçün 50.yilinin kutlandigi bu dönemde, bu kadar adayin her seçimde sirk palyaçolari, gibi önümüze sürulmesi halinde bile neden elle tutulur ,saglam projelere imza atamiyoruz ..verim alamiyoruz
hala gençlerimiz neden issiz ,egitimsiz…vasifsiz ?
Bu sorunlar tabiki sizi asiyor…Ama yapabileceginiz çok sey var !..
Sizin elinizde artik devlet, belediye gücü var…
Zamaninda biz bir avuç militanlar olarak çikardigimiz sesler sayesinde bugün alinmis olan haklarimiz var !..
Bunu unutmayin !..
Ayrica bizim arkamizda ne bir iktidar partisi ne de muhalefet partileri vardi
Sadece Isçi sinifinin davasina inanmis, özveriyle gecesini gündüzünü hiçbir çikar gözetmeksizin insanliga halka adamis özverili aydinlar, isçiler ,gençler vardi…
Ayrica, bizlerin ne bir seçim derdi ne de bir kariyer yapma hirsimiz vardi..
Bugün türeyen, Türk kökenli siyasetçilerinin, çogunun politik/sendikal geçmisi, kültürü, birikimi yoktur..
bazilari is adami, memur olarak, bazilari ise , yabanci mahallerdeki ayaklanmalardan sonra, devletin uyguladigi « contrat du quartier » olarak adlandirilan projelerde yer almis educateur- animateur lükten gelmedir..
Sanki buradaki partilerin , adaylari yetmiyormus gibi simdi ise , Türkiye’den gelin gelir gibi , ihraç partiler ,adaylar geliyor..
CHP, AKP,MHP vs..artik buradan siyaset yapacaklarmis….Türkiye’de beceremediklerini herhalde buradan, ,télé-komandoyla halledecekler ..
…….
Geçenlerde polsin attigi gaz fisegi ile hayatini kaybeden Berkin Elvan’i anma için spontane eylem düzenlendi…Brüksel’de….Böylesi eylemlerde ortak acimizi hangi siyasetçi gelip de paylasti bizimle duyarli vatandaslarimizdan baska ?
Siyaset yapmak sadece dügunlerde seçimlerde halay çekmekle, olmuyor…
Bir durusunuz olmali !..
Herkes ten oy alacagim diye, omurgasiz, duygusuz siyaset yapmak, ne size ne de halkiniza yarar saglar ..
Kendimizi , degerlerimizi bilmeli, tanimaliyiz ilk önce ..
ne istedigimizi bilmeli ve ondan sonra da digerlerine kendimizi daha iyi anlatabiliriz..
bos sembollerle, kopye/kole fikirlerimizle pek bir yerlere gelemeyiz..
……
Fazla uzatmayacagim...
Türkiye'de ve burada Baris ve Demokrasi için, is ve sosyal haklarimiz için mücadele ediyorsaniz amaciniz gerçekten halkiniza yararli olmak ve hizmet etmek ise.. aranizda birbirinize gireceginize ,
Ilk önce bir kendinizden baslayin ! okuyun bilinçlenin ögrenin.....sonra aday olun bilginizle inancinizla..
Herseyden önemlisi de yaptiginizin gerekli mi ? olduguna kanaat getirin…sorun kendinize ....
Yoksa hersey Eski tas eski hamam gider yine ....
Siz olmasaniz da...

Ismail Dogan 15 Mart 2014

mardi 8 avril 2014

50.YIL !..

Dün Brüksel'de Türklerin Belçika'ya göç edisinin 50.yilinin açilis galasi yapildi.
" Théatre St Michel " .salonu tiklim tiklim dolu idi ...
Buradaki yerel basinda bu etkinlikle ilgili hala hiçbir habere rastlamadim !.
üzücü !.., Türkiye'de ki bir derbi maçi kadar haber degeri görülmeyen, dügün dernek haberlerine ragbet eden ,, onun bunun açilisinda boy gösteren siyasetçilerin pesinde rant bekleyen, objektif bakis açisindan yoksun bir basini kiniyorum !..bu kisir toplumda herkes birinin ipini çekmeyi meslek edinmisse..alinacak sonuç da bir o kadar kIsIrdIr...
Buna ragmen vargücüyle kültür ve sanatimizi Belçika'lilara ve diger uluslara tanitmayi görev bilen duyarli tüm sanatçi ve organizatörleri kutluyor ve selamlarimi iletiyorum !..!